21 Temmuz 2016 Perşembe

Okudum: Zemberekkuşu'nun Güncesi (Haruki Murakami)



Adı: Zemberekkuşu'nun Güncesi
Orj. Adı: Necimaki-dori Kuronikuru
Yazarı: Haruki Murakami

Ödünç alıp okudum. Çok uzun bir kitap kendisi, 700 küsür sayfa ve sayalar o kadar ince basılmış ki, oku oku bitmiyor. Arkasında sadece kişilerden bahsedilmiş. Bu kadarıyla bile garip bir kitap, onu söyleyeyim. Tür olarak şudur dyemiyorum. Çünkü hiçbir türe tam olarak sığmıyor, içinde biyografi, macera, arada felsefik, fantatstik her türlü şey var. Çok kafa karıştırıcı değil ama değişik.

Toru Okada evli ve işsizdir. 30 yaşındadır. Monoton bir hayatı vardır. Takma adı da Zemberekkuşu'dur. Bir gün kedisi kaybolur, sonra onu bulmak için bir çeşit medyum girer hayatlarına ve medyumun garip kız kardeşi. Bunlarla bir süre görüşür. Sonra karısı aniden terkeder Toru Okada'yı. Bu aralarda komşu evin ergen kızı May Kasahara ile tanışır. O da bambaşka bir dünya.. Olaylar son derece sıkıcıdır aslında ama işin içine mistik boyut da giriyor. İnsan ister istemez merak ediyor. Medyum ve kardeşi bi anda yok olurlar, sonra zengin bir kadın çıkar ortaya. Onun da tuhaf yetenekleri var, kitabı bitirdiğim halde hala çözemedim bak. Bu kadının en az kendi kadar tuhaf bir de oğlu var, her işi halleden bir tip. Bunlar bir süre Toru'ya yardım ederler. Tabi baş kahramanımız kitap boyunca karısını geri elde etmeye çalışır. Arada eski savaş gazileri ve garip kehanetleri olan adamlar da var. Onların hayat hikayelerini dinlemek zorundayız. Bir de Kumiko'nun garip abisi var tabii, o adamı da çözemedim, çok kasıntı olduğunu söyleyebilirim sadece..

Tüm bu sıkıcılık ve sıradışılık içiçe nasıl oldu da 700 sayfalık bir romana dönüştü anlayamıyorum. Okurken pek uyuyada kalmadım ama hala çözemediğim yerler var. Kitap tam bir tuhaflık ürünü. Sakin kafanız varsa okuyun..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder