16 Ağustos 2018 Perşembe

Okudum: Komplo (Gayle Lynds)



Adı: Komplo
Orj. Adı: The Last Spymaster
Yazar: Gayle Lynds
Sayfa: 557
Fiyat: 9 tl

Kitap orta düzey bir polisiye roman. Bir süredir polisiye okumadığım için özlemişim, severek okudum bitirdim diyebilirim. Dili akıcı, yazım hatası pek yok ve sıkmıyor.

Deneyimli bir ajan, zamanında karıştırdığı işler yüzünden hapse atılır. Ama bir gün kimseye farkettirmeden oradan kaçar. Onun peşine bir avcı takarlar. Avcı da ajandır, adı Elain. Mesleğinde düşüştedir, o yüzden bu işi ona verirler. O da birden canlanır :)
Kaçak ajanımız ise biraz yaşlı, Jay. Ama çok akıllı ve nerede ne yapacağını biliyor. Kaçtıktan sonra eski dostlarına uğramaya başlıyor. Aslında kaçmasının bir amacı var ama bunu başta kimse anlamıyor, daha doğrusu sadece özgürlük için kaçtığını sanıyorlar ama o iş öyle değil. Avcı keskin zekasıyla çözecek bunu da.
Sonra ortaya bir eski ajan daha çıkıyor, Raina, aynı zamanda Jay'in eski sevgilisi. O da kaçıyor ve ikisinin yolu bir yerlerde kesişecek.
Diğer taraftan, bir kaçakçılık düzenleniyor, çok parası olan insanlar var, bir de kötü amaçları olanlar. Son teknoloji cihazları,savaş çıkarmak amaçlı kaçırıyorlar. Buna engel olunması gerekiyor tabii. Jay, avcısını ve arkadaşlarını toplayıp kaçakçıların peşine düşüyor ama bilmiyor ki içlerinden biri, ikili oynuyor.
Kitabın sonunda herkes huzura eriyor mu? Bir kısmı :)

25 Temmuz 2018 Çarşamba

Okudum: On Üç Kutsal Yadigar (Michael Scott, Colette Freedman)



Adı: On Üç Kutsal Yadigar
Yazarlar: Michael Scott, Colette Freedman
Orj. Adı: The Thirteen Haloows
Sayfa: 400
Fiyat: 15 tl

Kitabın konusu epey uçuk olsa da çok akıcı ve sürükleyici bir anlatımı var. Elimden bırakamadım. Aslında içinde rahatsız edici olaylar da var ama okurken bir şekilde geçiyor. Sadece o sayfaları açık bırakıp çok uzaklaşmamak lazım..

Konu olarak biraz dağınık başlıyor. Biraz günümüzden, biraz geçmişten, biraz da gizemli rüyalarla ilerliyor kitap. Okudukça anlıyoruz bu kutsal yadigarlar neymiş, neden ortaya çıkmış, ne için yapılmış vs.
Savaş zamanında ülkenin çeşitli yerlerinden aynı yaş grubunda çocukları toplayıp korumuşlar olaylardan. O sırada gizemli bir adam bu çocuklara kutsal değeri olan eşyaları vermiş ve onları korumalarını söylemiş. Tabii bu eşyalar bir daha bir araya gelmemeliymiş: Öteki dünyanın iblislerini uzak tutmak için. Evet işin içinde biraz ürkütücülük var.
Sonra bu eşyaları koruyan çocuklar yaşlanıyorlar ve bir zaman geliyor ki sırayla ölmeye başlıyorlar. Ecelleriyle değil. Karanlık emelleri olan birkaç kişi bu kutsal nesnelere göz dikmiş ve sahiplerini rahatsız edici şekilde katlediyorlar. Amaç hepsini toplayıp, bir çeşit ayinle öteki dünyanın iblislerini serbest bırakmak.
Tam da bu sıralarda kırık kılıcı koruyan kadın, öldürülmeye çok yaklaştığında karşısına bahtsız Sarah çıkıyor ve kadını kurtarıyor, tabi bir süreliğine. Sarah hiç bilmediği bu tuhaf olayların içinde sürüklenirken, yolu koruyucu kadının yeğeni Owen'la kesişecek ve kötüleri durdurmak için mücadeleye başlayacaklar.

Bir kaç rahatsız bölümü saymazsak ilginç ve sürükleyici bir hikaye olduğunu söyleyebilirim. Sanki devamı olacakmış gibi hissettim ama olmasa da olur..

24 Temmuz 2018 Salı

Okudum: Ölümcül Şifre (Tom Martin)



Adı: Ölümcül Şifre
Yazar: Tom Martin
Orj. Adı: Pyramid
Sayfa: 432
Fiyat: 16 tl

Kitabın kapağı çok karamsar, sanki ağır cinayetler işlenecekmiş gibi hissettiriyor ama değil. Güzel bir macera var içinde. Hatta piramit de var, keşke adını veya kapağını buna uygun yapsalarmış, neyse.

Sevilen bir profesör Peru'da öldürülüyor. Ama intihar gibi yansıtıyorlar, aslında değil. Profesörün yakın bir arkadaşı olan Catherine (o da Oxford'da bir öğretim üyesi) bu olayın arkasını aramaya başlıyor. Çünkü profesör ölmeden önce ona şifreli bir mektup göndermiştir. Mektuptaki şifreyi çözmesi için birine ihtiyacı vardır ve o kişi de kendiliğinden gelir. Profesörle randevusu olan başka bir öğretim üyesi James. Bu ikili mektuptan yola çıkarak birkaç kişiyle görüşecek ve yolları önce Peru'ya düşecek. Takip edildiklerini anladıkları anda kaçmaya başlayacaklar ve kitabın sonuna kadar da hızlı bir tempoyla ilerleyecekler. Profesörün son keşfini onlar da keşfedecekler ve yolları en son piramitlere düşecek. Ama tabi bu biraz kitabın sonlarına doğru oluyor.

Aralarda bilimsel konuşmalar da var ama sıkıcı değil, sevdim ben bu kitabı.

19 Temmuz 2018 Perşembe

Nish Neon Oje No: 01 Beyaz



Nish Neon Oje No: 01

Kompedan'da gezerken denk geldim bu ojeye. Rengi kireç beyazı değil o yüzden sevdim biraz da. Hoş duruyor. Elimde 2 kat sürülmüş hali var. Böyle daha belirgin oldu yoksa tek katta varlığı yokluğu pek belli değil.

Tek kat hali

18 Temmuz 2018 Çarşamba

Okudum: The Surv (Hilalsu Aydın)



Adı: The Surv
Yazar: Hilalsu Aydın
Sayfa: 520
Fiyat: 12.5 tl

Arka kapağı okuyunca konusu ilginç gelmişti. Ama okudukça pek çok yabancı esere benzediğini gördüm. Uyumsuz serisi bunlardan biri. Çok az da Evrenin Ötesi serisine benzettim. Örnekler çoğaltılabilir ama tabi kendi içinde tutarlı tarafları da vardı konusunun. Genel olarak bakarsam pek sevmedim ve bitirmek için okudum diyebilirim.
Ayrıca çok fazla yazım ve anlam hatası vardı, bunlar baskıdan önce son okumada düzeltilebilirdi, neden son kez okumazlar anlamıyorum. Zor bir şey değil ki..

Gelecekte 3. ve 4. dünya savaşları çıkıyor ve dünya yaşanılamaz bir yere dönüşüyor. Sonrasında insanlığı kurtarmak için bir uzay aracı yapıyorlar ve dünyanın yörüngesinde 200 sene bekliyorlar o aracın içinde. Aracın adı The Surv. Survivor adından geliyor. Hayatta kalan son insanlar. 200 sene dolduğunda dünyaya inip orada topluluk düzeni kuruyorlar, aynı Uyumsuz serisindeki gibi. Ergenleri de bir çeşit testle ayırıyorlar gruplara. Kitap tam olarak bu testlerin arifesinde başlıyor. Milena 16 yaşında ve hangi gruba alınacağını heyecanla bekliyor. Olaylar Milena ve onun annesinin etrafında gelişiyor. Milena aslında yaşadığı hayata dair neredeyse hiçbir şey bilmediğini öğrenecek kitap boyunca. O kadar çok sır var ki, kitap Milena'ın soru işaretlerinden ibaret desem yalan olmaz. Kimse de kızın sorularını tam anlamıyla cevaplamıyor. Sonuna doğru da sevilen bir karakter ölüyor maalesef. Onun ölmesi gerekmiyordu bence..

Kitabın yarısına kadar hevesle okudum. Gerçekten güzeldi. Milena gittiği yerleri, katıldığı toluluğu tanıtıyor ve sıkmıyordu. Ama ne zaman o örgüte kaçırdılar kızı, o zaman dağılmaya başladı bende konu. Örgütü biraz amaçsız buldum. Ergen tavırları çok sıkıcıydı, edilen yeminler de gereksizdi. Neyse, kitabın yorumlarına baktım çok sevenler de olmuş, herkesin ilgisine saygım var tabi ki. Ama ben pek sevemedim..

17 Temmuz 2018 Salı

Iphone'a Zil Sesi Yükleme 2

Daha önce iPhone için zil sesi yüklemeyi anlatmıştım ama iTunes sürekli güncelleniyor ve bu ayarlar da değişiyor. (önceki konu)

Öncelikle yüklemek istediğimiz zil sesini iPhone uzantılı hale getirmeliyiz (.m4r) Bunun için pek çok websitesi var. Google'da online mp3 kes, dönüştür gibi kelimelerle bir sürü siteye ulaşabiliriz. Ben bu siteyi ve içindeki sekmeleri kullanıyorum. Hem müzik keserken de dönüştürebiliyorum, bilgisayara fazladan program kurmaya gerek kalmıyor.

Zil sesini 40 saniyeyi geçmeyecek şekilde ayarlamalıyız. Uzantısı da .m4r olduysa iTunes'u açıp telefonumuzu bağlıyoruz. Telefon simgesine basıyoruz. Soldaki sekmeler genişleyecek. Ses Tonları sekmesine tıklıyoruz ve daha önceden attığımız zil seslerini görüyoruz. Hiç atmadıysak hiçbir şey görünmez. iPhone'un standart zil sesleri burada görünmüyor çünkü.




Sonra dönüştürmüş olduğumuz zil sesini bulup kopyalıyoruz. Ses tonları sayfasında yapıştırma seçeneği yok o yüzden Ses Tonları sekmesinin kendisine Sağ tıklıyoruz ve Yapıştır diyoruz.





Sağdaki listenin başına yeni zil sesimiz gelecek. Son adım olarak en alttan Eş Zamanla'ya basıp işimizi bitiriyoruz. Telefonda da Ayarlar'dan Ses bölümüne girip yeni zil sesimizi seçeceğiz.

Önceden Ses tonları sayfasına sürükle-bırak yoluyla zil seslerini atabiliyorduk ama o özelliği kaldırmışlar. İyi olmamış. Bu şekilde yapıştırmayı tesadüfen buldum, o da olmasaydı çok darılacaktım.

16 Temmuz 2018 Pazartesi

Natty Oje 362 Mavi




Natty Oje 362 Mavi

Natty'nin ojelerini çok önceden kullanıp sevmiştim. Şimdilerde pek görmüyorum, bu maviyi de bir arkadaş vermişti. Tek katta çok uçuk bir renk çıksa da iki katta güzel oluyor. Canlı bir renk, yazın güzel gidiyor.

Tek kat hali

Mat oje sürülmüş hali