7 Mayıs 2018 Pazartesi

Okudum: Guguk Kuşu, İpekböceği (Robert Galbraith)



Adı: Guguk Kuşu
Yazar: Robert Galbraith
Orj. Adı: The Cuckoo's Calling
Sayfa: 543
Fiyat: 20 tl

Kitabı ilk çıktığı zamandan beri görüyorum, kapağı-rengi çok hoşuma gidiyordu ama ne zaman arkasını okusam sıkıcı geliyordu. Bir yerlerde bu kitap hakkında güzel yorumlara denk geldim ve okumaya karar verdim. Gerçekten pişman olmadım. Karakterler hemen sarıyor, sanki uzun zamandır tv de izlenen diziler gibi. Akışı da öyle, bölümler çok uzun değil ve sürükleyici. Sadece sayfa sayısı çok fazla, daha az olabilirmiş, karakterlerin geçmişlerine de değindiği bölümler var mesela. Gerçi kitap bütünüyle güzel..

Cormoran Strike eski bir asker ve şu sıralarda dedektiflik yapıyor. Ama işler iyi gitmiyor zira çok borcu var ve olaylı kız arkadaşı dedektifi terk ediyor. Haliyle evsiz kalıyor ve ofisinde yaşamaya başlıyor. Terk edildiği gün, ofisine geçici bir sekreter gönderiyorlar. Londra'nın Geçici Çözümler Birimi'ne bildirmeyi unuttuğu için kendine kızsa da sekreteri o gün ona çok yardım ediyor ve bir hafta dayanmayı seçiyor.
Sekreter, bayan ama  adı Robin. Çok yetenekli biri ve dedektiflik işlerini seviyor. Zaten o yüzden Bay Strike'a katlanabiliyor. O sıralarda dedektife zengin bir avukat geliyor, bir olayı çözmesi için. Avukatın kız kardeşi ünlü bir mankenmiş ve 3 ay önce evinin balkonundan düşerek ölmüş. Olaya intihar deyip kapatmışlar ama abi bunun cinayet olduğunu düşünüyor ve olayları çözmesi için bizim dedektife geliyor. Yüklü de para teklif ediyor. Dedektif çok zor durumda olduğu için hem parayı hem işi alıyor ve macera o zaman başlıyor.
Ölen kızı tanıyan herkesle mümkün olduğunca görüşmeye çalışıyor ama ünlüler camiasında neredeyse hiç sağlam tahta olmadığı için görüşmeler hem zor hem de karmaşık oluyor. Aslında kitaptaki tek aklı selim kişi Robin diyebilirim :)
Kendimce gereksiz bulduğum ayrıntılar bile dedektifimiz için çok önemli ve hepsini birbirine bağlamakta büyük ustalık gösteriyor. Olayı mucizevi bir şekilde çözüyor ve katile çok şaşırıyoruz.

Aslında katilin kim olduğunu, kitabı benden önce okuyan arkadaşım ağzından kaçırmıştı ama okurken o olduğuna hiç inanmadım. Adam iyi numara yapıyormuş. Bu arada guguk kuşu ismi ilk kez 200. sayfadan sonra anılıyor ve ölen kızın takma adı olduğunu öğreniyoruz.

Polisiye-macera sevenlere iyi gelecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Pek çok polisiyedeki gibi burada her yer kan içinde değil ve uçuk öldürme seansları yok. O yönden huzurla okudum diyebilirim.




Adı: İpekböceği
Yazar: Robert Galbraith
Orj. Adı: Silkworm
Sayfa: 542
Fiyat: 20 tl

Kitap ilk gibi çok sürükleyici ve güzel. 3 günde bitirdim. Okurken hiç yormuyor, zaten Cormoran Strike'ı ilk kitaptan sevenler bu kitabı da bir solukta okur diye düşünüyorum. Kitabın konusu yine bir cinayet. Bu sefer biraz daha vahşi diyebilirim ama iğrendirmiyor. Katil de sonuna kadar hiç şüphelenmediğimiz biri.

Cormoran Strike'ın işleri Guguk Kuşu olayından sonra epey açılır ve bir gün ofisine çaresiz bir kadın gelir. Kadının kocası bir yazardır ve bir süredir kayıptır. Ara sıra ortadan kaybolmayı seven bir tip olduğu için polise başvurmaz kadın ama dedektifin onu bulmasını ister. Strike çok ters bir zamanda bu vakayı kabul eder. Sonradan pişman olsa da merakına yenik düşer ve kayıp yazarı aramaya başlar. Olaylar hızla akarken yazarın cesedini bulacak ve ortalığı epey karıştıracaktır.

Ayrıntılara girersem çıkamam çünkü dedektif çok ayrıntıcı ve pek çoğunu aklımda bile tutamadım. Olayı o keskin zekasıyla çözüyor. Tabii yetenekli yardımcısı Robin'in de eşsiz katkılarıyla. Kitabın adı neden İpekböceği onu söyleyeceğim. Kaybolan yazarın üzerinde çalıştığı son romanının adı Bombyx Mori'dir. Bu da Latince ipekböceği anlamına gelir. Bir yazarın eserini oluşturma çabasını ipekböceğine benzettiği için bu adı vermiştir Owen Quine..

Serinin 3. kitabını da çok merak ediyorum ama çok pahalı olduğu için indirim vakitlerini bekliyorum..

3 yorum:

  1. hımm tamam okurum bunuuu, polisiye bayılırıım :)

    YanıtlaSil
  2. Konu ülkemizde yaşanmış bir manken-zengin ünlü olayını hatırlattı bana..Katil de çok tanıdıktı zaten.

    YanıtlaSil