James Rollins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
James Rollins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2022 Perşembe

Okudum: Kemik Atlası (James Rollins)

 



Adı: Kemik Atlası
Yazar: James Rollins
Orj. Adı: Map of Bones
Sayfa: 615
Fiyat: 9 tl

Yazarın Kum Fırtınası kitabıyla ikili olarak almıştım, son derece ucuzlardı. Devam kitabı değil bunu baştan söyleyeyim ama ilk kitaba bazı göndermeler var. Çünkü Sigma ekibi ve Painter Crowe bu kitapta da geçiyor. Painter burada ana karakter değil, o görevinde yükselmişti, sahaları özlese de o artık Sigma ekibinin yöneticisi. Tabi onun da bu hikayede önemli rolleri olacak.

Ana karakterimiz Gray. Son derece donanımlı bir ajan. Biraz ailevi sıkıntıları olsa da işine bağlı biri. Onu bir görev üzerindeyken tanıyacağız. Anlık ve doğru kararlar alabilen biri, zeki, pratik. Görev sırasında Lonca ekibinden başka bir ajan tarafından biraz şaşırtılacak Gray, sonraki asıl görevinde bu ajan sık sık karşısına çıkacak. Aslında bu ikisi düşmanlar ama başka düşmanlıkları, onları yer yer anlaşmalara mecbur bırakacak.

Böyle kitaplar hikayeyi çok farklı kollardan anlatır. O yüzden iç içe geçmiş pek çok konu var. Kafam karıştı evet bazı yerlerde ama sorun değil. Akışa teslim olun, o sizi çıkışa götürür :) Hatırladığım kadarıyla anlatayım. 

Köln'de bir katedralde bir gece ayini düzenlenir. Kutsal ekmek yendikten sonra katedral saldırıya uğrar. Din adamlarından bazıları silahla öldürülür ama başka bir saldırı türü daha kullanırlar ve onda sadece ekmeği yiyenler ölür. Sonraki otopsilerde ölenlerin midesinden tuhaf bir madde çıkarırlar. Ekmeğin içine karıştırılan beyaz bir toz. Bilinen hiç bir şeye benzemese de özellikleri altın gibidir. Ona altının m-hali diyecekler. Okullarda öğretilemeyecek kadar ileri bir bilim dalı. Konusu geçtikçe açıklayacaklar da ben pek anlamadım. Sanırım uydurma değil ama m-halini daha önce hiç duymamıştım ve bu yeni bir buluş değilmiş. Taa eski Mısır'a kadar uzanan bir şeymiş. Kitaptaki yolculuğumuz Mısır'a düşmese de civarında dolanacağız.

Painter Crowe, Sigma ekibinin en iyilerini toplar. Hem ajanlık hem de bilimsel araştırma karışımı bir göreve gideler. Gray onların başı olacaktır. Bu ekibe 2 kişi daha dahil olur. Onları Vatikan dahil eder. Onlar da eğitimli ama daha çok tarihi eser üzerine. Bu 2 kişi akraba. Rachel ve amcası. Rachel etkileyici biridir, Gray de öyle :)

Sigma ekibi Köln'deki katedrali incelerken bir saldırıya uğrarlar. Ölümden kıl payı kurtulunca, tüm dünya onları ölü sansın diye ipuçlarını gizli şekilde takip ederler. Buradan sonra olaylar çok hızlı akıyor. İşin içine Ejder Divanı diye tuhaf bir tarikat da dahil oluyor. Bunlar kötü kişiler. Sigma ekibiyle sürekli kovalamaca halindeler.

Devamını anlatmayacağım çünkü çok derinleşiyor. Pek çok yer geziyorlar, pek çok tarihsel olaya değiniliyor, Hristiyanlık üzerine pek çok ayrıntıdan söz ediliyor. Tabi tüm bunların yanında son model ajanlık teçhizatları da var :)

Keyifli ve heyecanlı bir okumaydı. Sadece kitap fazla kalın ve taşıması zor oldu. Kütük gibi evet :)

*Kemikleri unuttum. Köln'deki katedral saldırısının amacı, orada duran kutsal emanet adı verilen kemikler. Üç Mecusinin kemikleri. Altın sandıktalar ve sandığı bırakıp sadece o kemikleri çalarlar. İşte bu biraz gizemli.

7 Ocak 2022 Cuma

Okudum: Kum Fırtınası (James Rollins)




Adı: Kum Fırtınası
Orj. Adı: Sandstorm
Yazar: James Rollins
Sayfa: 687
Fiyat: 9 tl

Kitapyurdu'ndan aldığımı hatırlıyorum. İkiliydi ama seri değil. Çıkış tarihine göre önce bu yazılmış ben de bundan başladım. Neden bu kadar ucuzdu anlamadım ama pahalı olsaydı almazdım. Yazarı tanımıyorum çünkü..

Aslında sıradan bir macera kitabı, sadece fazla uzun. Başta bi gözüm korksa da okudukça sarıyor, karakterleri tanıdıkça ve olayı anlamaya başlayınca maceraya kaptırıyoruz. Londra'da bir müzede garip bir patlamayla başlıyor. Oradaki tahribatta bir eserin içinden tuhaf bir cisim çıkarıyorlar ve bu cismin geldiği yere gidip ipuçlarını takip etmeye başlıyorlar. Umman'a gideceğiz. Ekibimizde zengin bir hanımefendi, onun yanında büyümüş yetim bir kız ki bu kız okuyup bir akademisyen olsa da geçmişindeki acılar onu biraz eziklemiş, sonra birkaç tane ajan var vee tabi ki düşmanlar var. 

Zengin hanımefendimiz kaynak sağlıyor, bu çok belli :) Ajanlar bu cismin götürdüğü yere gidip konuyu çözmeye çalışıyorlar, biraz da işin bilimsel kısmııyla ilgililer. Düşmanlar da cismin sonunda elde edecekleri hazineye odaklanmışlar. Halbuki olay hazine değil. Çok uzun yıllar önce ortadan gizemli şekilde yok olmuş bir medeniyete çıkıyor yollar. Ubar diyorlar adına, irem, cennet.. Çok zengin bir medeniyetken birden felaketle yeryüzünden siliniyorlar. İşte bunun sırrını çözecekler. 

Kitap uzun olunca olayı da ayrıntısı da çok oluyor. Bahsetmediğim bir kaç örgüt daha var. Onların da iyi mi kötü mü olduğu zamanla ortaya çıkacak. Sevdim ben.

*Bazı yerlerde bilimsel açıklamalar biraz zorladı beni. Gerek var mıydı demiyorum, konu bunu gerektiriyor da fazla ayrıntılı geldi bana.