Yonca Eldener etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yonca Eldener etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2021 Pazar

Okudum: Yedi Uyananlar (Yonca Eldener)

 



Adı: Yedi Uyananlar
Yazar: Yonca Eldener
Sayfa: 372

Yazarın Göbeklitepe Muhafızı kitabını okuyup çok beğenmiştim. Bu kitabının konusu da ilgimi çekti, kapağına da vuruldum ve bir ara almışım. Nereden ve ne zaman aldığımı hatırlamıyorum.

Mersin-Tarsus'ta geçiyor hikaye. Orada bilinen bir ailenin haylaz erkek evladı bir mağara dalışı yapıyor. Bu dalış sırasında işler ters gidiyor ve Kaya adlı bu genç halüsinasyon görüp bayılıyor. Ailesinin hastanesine geldiğinde başında sağır ve dilsiz bir kadın buluyorlar ve gizemli bir kartvizit. Bu hastanedeki iki doktor da başrollerde. 
Diğer yanda Tarsus Amerikan Koleji müdürü var. Bu kişi de önemli. Tarsus'ta ortaya çıktığı düşünülen bir din de ana konumuz, Mitra. Daha önce hiç duymamıştım Mitra'yı. Astolojik bir yaklaşımı var bu dinin. Takımyıldızlarla ilişikli. 4000 yıl öncesinin Boğa Çağından bahsediyor. Pek çok tapınağı ve bu dine özgü heykeller de bulunmuş. Bu dinle bağlantılı olarak günümüzde geçen değişik bir kurgu okuyacağız. 

Özetleyemiyorum çünkü çok kollu bir hikaye. Din, mitoloji, insan psikolojisi, kadın hakları, tarihi mekanlar hepsi iç içe. Hızlı ve akıcı bir anlatımı da var. İşin tıbbı-nörolojik kısımları biraz kafa karıştırsa da merak uyandırıyor. Dan Brown esintisi de hissediyoruz biraz :) Tarsus'ta turistik geziye çıkmışız gibi.

Kitaplarden epey soğuduğum bir dönemdeyken okumakla iyi etmişim. Elime alınca bırakamadım. Güzeldi bence.

*Kitabın adı neden Yedi Uyananlar? Yedi uyuyanlar-uyurlar mağaralarına bir gönderme olabilir. Ayrıca kitapta bir olaya karışan 7 erkeğin empati yoluyla bir şekilde uyandırılması da anlatıldığı için böyle bir isim de seçilmiş olabilir.

1 Ocak 2018 Pazartesi

Okudum: Göbekli Tepe Muhafızı (Yonca Eldener)



Adı: Göbekli Tepe Muhafızı
Yazar: Yonca Eldener
Sayfa: 351
Fiyat: 15 tl

Arka kapak yazısı ilgimi çekmişti, ünlü kitap sitelerindeki yorumlara da güvenerek aldım ve pişman olmadım. Aslında bu tarz bir konu daha da uzun anlatılabilirmiş, bence çabuk bile bitti :) Yazarın dili çok akıcı, ayrıca aralarda konuyla ilgili tarihi bilgiler de veriyor sıkmadan. Sevdim ben.

Muğla Milas'ta başlıyor hikaye; annesi vefat eden bir Yahudi genciyle. Aslında çok da genç değil Kamil, sadece izole bir hayat yaşıyor ve bundan memnun. Annesi eski Karca dilini çözmeye çalışan ünlü bir dilbilimci, oğlu da iyisinden bir bilgisayar korsanı. Kamil'in annesi kanser sonucu ölünce biraz içimiz parçalanıyor. Keşke ölmeseydi ama işlerin karışması da gerekiyor.
Defin işlerinden birkaç gün sonra Kamil, evinin önünde yaşlı bir adamla karşılaşıyor. Adam Kamil'in satılık olmayan evini almak istiyor. Otel yapacağım deyip çok yüksek bir para teklif ediyor. Kamil hemen atlamasa da sonunda kabul ediyor. Ama evi satamadan o gizemli adam yol kenarında ölü bulunuyor. Son görüştüğü kişi Kamil olduğu için bizim korsanı tutukluyorlar. Bilgisayarına el koymalarına ben bile üzülmedim, adamın bir yerlerde elbette bir yedeği olacaktı..
Neyse, delil yetersizliğinden salıyorlar Kamil'i ama her gün emniyete uğrayıp imza vermek şartıyla. Kaçıp gitme dürtülerine rağmen Milas'ta sıkışıp kalıyor Kamil.
Bu sıralarda, ölen gizemli adamın avukat kızı Ada, neler olduğunu öğrenmek için Milas'a geliyor. Meğer bu aile Urfalıymış ve aşiret kavgaları varmış. Öbür aileden biri, babasını öldürdü diye tahmin ediyor Ada ama Kamil'e ulaşması da epey zor oluyor. Zaten oralarda çok da oyalanmadan memleketine dönüyor. Çünkü Göbekli Tepe kazılarında önemli bir heykel bulunmuş ve kaçırılırken Ada'nın babası ihbar etmiş (ölmeden). Ortalık iyice karışırken kim kimi öldürdü, bu mezarları kim kazdı da mahalleli duymadı derken kitap bir solukta bitiyor :)

*Kamil karakteri çok iyi çizilmiş, neredeyse hiçbir tutarsızlığı yok ama Ada biraz daha toy kalıyor kendi alanında. Bu çok önemli mi, hayır, ama o da biraz daha kendine güvenli olsaydı belki daha keyifli olurdu bu macera. Bilemedim şimdi..