14 Ağustos 2016 Pazar
Oje Karıştırma 13
Kahvrengi oje Defacto 783 Bordeaux, Beyaz oje de Pastel 04
Bir kağıdın üstünde beyazdan döktüm, sonra kahverengiden 1 damla attım. Karıştırdım, böyle tatlı bir pembe ton oluştu. Sevdim.
13 Ağustos 2016 Cumartesi
Oje Karıştırma 12
Beyaz oje Pastel 04 - Mor oje Golden Rose 142
Morun içine 1 damla beyaz döküp karıştırdım kağıdın üstünde. Biraz transparan bir renk oldu ama sevdiğim bir lila tonunu yakaladım :)
12 Ağustos 2016 Cuma
Okudum: Gregor Yeraltı Günlükleri Serisi (Suzanne Collins)
Adı: Gregor ve Gri Kehanet (1. Kitap)
Yazar: Suzanne Collins
Fiyat: Seriyi 70 tl aldım (5 kitap)
Çok güzel bir fantastik çocuk macerası. Çocuk olmadığım halde çok sevdim. 1 günde bitirdim. Zaten anlatım çok akıcı, kitabı elimden bırakamadım, konu da sürükleyici olunca..
Gregor'un babası 2 yıl önce kaybolur. Kimse bilmez nereye gittiğini. Annesi çalışırken, Gregor ve bebek kardeşi Bot, çamaşırhaneye inerler. Orada bir havalandırmadan düşerler ve Yeraltı ülkesine girmiş olurlar. Karşılarına dev hamamböcekleri çıkar. Bunlar da insanlar gibi konuşuyorlardır. Bizim ikiliyi asıl insanlara götürürler. Şehrin yöneticilerine.
Meğerse orada bir kehanet varmış. Bir gün bir savaşçı gelecekmiş. Aralarından bir grup oluşturacaklarmış. Tabi Gregor şaşkındır ve babasını bulmak istiyordur, bebek de hamamböcekleriyle çok iyi anlaşır :) Olaylar gelişir..
Adı: Gregor ve Felaket Kehaneti (2. Kitap)
Yine çok hızlı okudum. Bu sefer iki kardeş karda kaymaya gidiyorlar. Yeraltından döndüklerinden sonraki ilk kış. Henüz çok büyümediler. Birden Bot ortadan kayboluyor. Sonra bir kapağın üstünde kocaman bir hamamböceği bacağı buluyor Gregor. Yine doğruca yeraltına iniyor. Yeni kehanet üzerine hamamböcekleri Bot'u kaçırmışlar, ama korumak için. Bu sefer yine toplaşıp yolculuğa çıkıyorlar. Sert bir yolculuk. Amaç da Felaket adında bir sıçanın öldürülmesi, yoksa yeraltı büyük tehlikeye girecek ve Bot'u onlar öldürecek. Yolda başlarına bir sürü olay geliyor, girdaba düşüyorlar, yolda antika yılanlarla rastlıyorlar vs. Heyecan dorukta. Sonlara doğru ne olduğunu anlatmayayım :)
Adı: Gregor ve Kan Kehaneti (3. Kitap)
Bunu da yarım günde bitirdim. 300 sayfa ama su gibi aktı diyebilirim.
Yeni bir kehanet, cebinden çıkar Gregor'un. Bu sefer ters yazılmıştır ve aynada okuması gerekir. Salgın bir hastalıkla ilgilidir. Çamaşırhanedeki geçitte bir not bulurlar, bir buluşma. Bu sefer annesi, Bot ve Gregor iner yeraltına. Kanla bulaşan tuhaf salgın yarasa Ares'i fena çarpmıştır. Ayrıca Luxa hala kayıptır. Tanıdık sıçan Ripred yine ortaya çıkar, bilgiçliğinden bir gram kaybetmemiştir. Salgının tedavisi bir bitkidedir ve bu bitki tabi ki yeraltının en uzak köşesindedir ve başka yerde yetişemiyordur. Oraya düzenlenen bir yolculukta Luxa'nın dayısı onlara yardım eder. Yolda türlü zorluklar çıkar, susuzluk, zehirli bitkiler, kızgın karıncalar vs. Kehanetin çözülmesi biraz uzun sürer ve Gregor, salgına yakalanan annesini yeraltında bırakıp evine döner. (Orada kalsalar da olurdu bence)
Adı: Gregor ve Sır Kehaneti (4. Kitap)
Yine 1 günde bitirdim. Bu sefer ortada çözülmesi gereken bir kehanetle başlamıyor işler. Gregor ara sıra yeraltına inip Ripred'le çalışıyor. Son inişinde Bot'u da getiriyor, annesi hala orada olduğu için, onu da ziyaret ediyorlar ve o gün Ripred gelemiyor. İşler ters gidiyor. Bu arada Felaket isimli beyaz sıçan büyümüş ve dikbaşlı olmaya başlamıştır. Fare cephesinde işler iyice karışmış. Luxa'ya ormanda yardım eden farelerden bir yardım çağrısı gelir ve Luxa, Gregor'u da alarak ormana gider. Orada türlü yılanla dövüşüp zor kaçarlar. Regalia'ya dönünce, pikniğe çıkıcaz bahanesiyle fareleri bulmaya giderler ama yanlarına Bot, Hazard, Howard ve Temp de takılır. Fareleri bulma yolculuğunda işler hep ters gider, girdikleri tüneller kapanır, tuhaf hava akımları bunları sersem eder, volkanlar patlar ve küçük yarasa Thalia ölür. Sonrada eski bir çocuk şarkısının kehanete çok benzediğini fark ederler. Yollarını ayırıp Gregor'u Regalia'ya geri yollarlar ama çocuğun başına bir şey gelecek sanırım. Kitap buralarda bitiyor. Diğer 3'üne göre daha karamsar ve daha üzücü olmuş bu kitap. İçinde öyle pek eğlence yok, bakalım..
Adı: Gregor ve Zaman Kehaneti (5. Kitap)
Son kitap diğerlerinden daha kalın, 50 sayfa kadar fazlalığı var. İçi savaş ve kan dolu. Gregor'un postunu iyi çiziyorlar, geçmeyecek yaraları kalıyor, plaja nasıl gideceğim diye düşünüyor hatta :)
Çocuk serisine göre savaşlar oldukça canlı anlatılmış, arada Bot'un sevimlilikleri iyi ki var. Son kehanete göre pençe şifresini prenses çözecekmiş. Prenses diye bilinen Bot, ama o da sadece şarkı söylüyor. Şarkı eziyetinden bıkınca nasılsa ortaya Gregor'un ikinci kız kardeşi çıkıyor Lizzie. Bir sebepten gelip yardım ediyor şifre konusunda ve başarıyor da. Solovet'i yine ordunun başına geçiriyorlar o da Gregor'u zindana atıyor. Kitap bu gibi karmaşık şeylerle dolu. Bazı karakterler gerçekten çok sinir ediyor insanı :) Sonu güzel bitiyor mu, belki :) Ama tabii birkaç önemli kişi ölüyor, yapacak bir şey yok.
11 Ağustos 2016 Perşembe
Okudum: Amat (İhsan Oktay Anar)
Adı: Amat
Yazar: İhsan Oktay Anar
Ödünç alıp okudum. Kapağından da anlaşılacağı üzere bu hikaye gemide geçiyor. Başroldeki geminin adı da Amat.
Geminin ne için sefere çıktığını tam bilen yok, zaten uğursuz bir günde yola çıkıyorlar, tayfalar da pek tekin değiller. Hele kaptanları.. Gemide aklı selim kimse yok gibi. Seyir sırasında değişik olaylar geliyor başlarına, doğaüstü olaylar. Bunda kaptanın da etkisi büyük tabi.. Gemi Navarin de inşa edilmiş. Sadece meşe ağacından yapılmış. Kullanılan ağaç sayısı kadar da tayfası var ilginçtir. Bu ağaçlar Navarin'de bir mezarlığa gömülen lanetli denizcilerin üzerinde büyümüş. Ve gemi tayfaları vebadan tek tek ölürken rotasını yine Navarin'e çeviriyor. Her ölen tayfa, ağzında bir meşe palamuduyla üzerine kireç dökülerek geminin ambarında bekletiliyor. Kaptanın zamanı geri alıp durduğu belli sanırım :)
Denizcilik terimleri çok eski ve anlaşılmaz olsa da, kitap genel olarak sıkıcı değil.
7 Ağustos 2016 Pazar
Okudum: Bremenli Theresa (Ayhan Pala)
Adı: Bremenli Theresa 'Küvetteki Ceset'
Yazar: Ayhan Pala
Fiyat: 9.10 tl
Güzel bir polisiye kitabı. Sürükleyici, sıkılmadan okudum. Ama 256 sayfa, keşke daha uzun olsaymış.
Konusu değişik. Eskişehir'de bir cinayet işleniyor, kız Alman. Sebepsiz bir intihar olarak rapor yazıyorlar ama bazı polisler bu işin peşini bırakmak istemiyor. İşin içine kızın 2 eski sevgilisi de giriyor. Sadece onlarla kalsa iyi, büyük zengin iş adamları, kötü polisler, tehditler vs.
Polisiye ve cinayet sevenlere tavsiyemdir. Olayın çözülme aşamaları filan, güzel..
3 Ağustos 2016 Çarşamba
Okudum: Haritalı Adam (Geoff Nicholson)
Adı: Haritalı Adam
Orj. Adı: The City Under The Skin
Yazar: Geoff Nicholson
Fiyat: 10 tl
Biraz değişik bir kitapmış. Konu aslında ilginç ama işlenişinde bir yavanlık var :) Anlatım falan akıcı, çabuk bitiyor ama tatmin etmiyor diyeyim.
Bazı kadınları kaçırıp, sırtlarına harita dövmesi yapıyorlar, sonra da salıveriyorlar. Kadınların hiçbir şeyden haberi yok. Bir de harita satan bir dükkan var, tuhaf da bir çalışanı var. Bir gün harita dövmeli bir kadının kaçırılmasına şahit oluyor ve işleri karışıyor. Diğer yanda da bir babayla kızı var, baba otopark sahibi bir adam, biraz sabıkalı. Bu yüzden kadınları kaçırma işine bulaşıyor. Haritaları çözmeye çalışıyorlar falan, gerisi aksiyon macera :) Arada zorlama espriler var, küçük kız hiç de küçük gibi değil mesela.. Değişik bir kitap işte..
Oje Karıştırma 11
Mor gibi oje Maybelline Color show 553 Purple Gem
Beyaz da Pastel 04
Mor gibi ojeyi pek sevmemiştim, biraz transparan bir yapısı var. Biraz beyazla karıştırınca çok iyi bir ton ortaya çıktı. Beğendim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)