9 Aralık 2019 Pazartesi

Okudum: İmparator'un Mezarı (Steve Berry)



Adı: İmparator'un Mezarı
Yazar: Steve Berry
 Orj. adı: The Emperor's Tomb
Sayfa: 494

Çin maceralarını sever oldum. İsimler ve yerler karışık gelse de okurken sıkılmıyorum. Bu yazarı da ilk defa okuyorum ve beğendim. Biraz macera, biraz tarihi, biraz da kurgu. Büyük kısmı Çin'de geçse de farklı ülkelere de seyahatler var içinde.

Emekliliğinin keyfini kitap satarak süren eski bir ajan var başrolde, Cotton Malone. Orta yaşlarda diyeyim. Bir gün eski bir arkadaşının başının dertte olduğunu öğrenir ve ona yardıma koşar. Kadının adı Cassiopeia. Cassiopeia'nın bir tanıdığının oğlu Çin'de kaçırılır ve adam kendisinden yardım ister. Ama işler ters gidince kadını kaçırırlar, o da bir umut Cotton Malone'dan yardım ister. Bu kısımlar kitabın maceralı geçeceği konular.

Diğer tarafta Çin'de biraz otorite kavgası var. Yönetim değişmek üzere. Biraz kanlı bir değişim olacak gibi. Buralar da kitabın siyasi kısmı.

Bir de kitaba adını veren imparator var. Çin'in bilinen ilk imparatoru, Qin Shi. Toprak askerleri olan. Bu kısım da kitabın tarihi bölümü ve aynı zamanda ajanların Çin yönetimine uzanan macerasını da bağlıyor.

Kitabın sonunda yazarın notu var. Kurguyu ve gerçekleri karşılaştırdığı bir bölüm. Burası da hoşuma gitti. Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım sanırım. Sevdim bu tarzı.

1 Aralık 2019 Pazar

Okudum: Illuminae Dosyaları 01, Gemina, Obsidio (Amie Kaufman, Jay Kristoff)



Adı: Illuminae Dosyaları_01
Orj. Adı: Illuminae Files_01
Yazar: Amie Kaufman, Jay Kristoff
Sayfa: 600
Fiyat: 37 tl

Bir kitaba verdiğim en yüksek fiyat bu sanırım.  Değseydi iyi olurdu, pek değmedi. Şöyle ki aşırı abartılmış bir seriymiş, bunu anladım. Daha ilk kitabını okudum ama beni bir Kızıl İsyan serisi gibi ya da Evrenin Ötesi serisi gibi etkilemedi, bırak yerden yere vurmayı. Bu hüsrana uğrayan neyse ki sadece ben değilim..

Kitap bilim kurgu evet ama yazılış tarzı çok farklı. Şimdiye kadar böyle bir kitap okumadığım için sınıflandıramıyorum, roman gibi değil onu söyleyeyim. Tabi kendi içinde farklı bir sürükleyiciliği de var.

2500 senesinin uzayında geçiyor. Uzak bir gezegen mi diyeyim, bir yerleşim bölgesi saldırıya uğrar (Kerenza). Birkaç uzay gemisi tarafından. Sebebini söylüyorlar ama unuttum. Ergen diyaloglarından beynim şişti bir ara, oralarda koptuğum oldu işte. Bir grup insan ve önemli iki ergen kurtulur bu saldırıdan. Alexander adlı bir uzay gemisiyle kaçarlar. Evrenin öbür ucundaki güvenli bölgeye gidecekler ama yolda ne olduysa Alexander'ın yapay zekası Aidan zıvanadan çıkar ve ortalığı epey karıştırır.
Yine nasıl olduğunu anlayamadığım bir virüs yayılır bu uzay gemisinin içinde. Bu virüse yakalananlar birazcık delirirler. Aslında bildiğin zombi oluyorlar. Kafadan değil kalpten vurulunca ölen cinsten. Yapay zekanın çılgınlıklarının arasında bu virüs epey yayılacak gemiye.

Böyle anlatınca biraz elle tutulur oldu ama anlatım tarzı şöyle: Olay bitmiş, bir kısım gizli belgeler birilerine gönderilmiş, onlar bu raporları okuyorlar. Biz de öyle öğreniyoruz. İlginç bir ilerleyiş değil mi? Sevimli geldi bana.

Ama sevmediğim kısım da, kitap gerçekten tuğla gibi. Ne gerek var böyle şatafata. Sayfaların zaten büyük kısmı görselli, şekilli. Yazılar pek yer kaplamıyor. Bazı raporlar biraz daha düzenli yazı tarzında. Böyle böyle 600 sayfa olmuş. İşim olmasaydı 2 günde çok rahat okunurdu.

Çok sevmesem de devam edeceğim, madem ödedik, okuyalım..




Adı: Illuminae Dosyaları_02 - Gemina
Orj. Adı: Illuminae Files_02 - Gemina
Yazar: Amie Kaufman, Jay Kristoff
Sayfa: 659
Fiyat: 37 tl

Kerenza yerleşim yeri saldırıya uğradıktan sonra kurtulanlar üç uzay gemisiyle yola çıkmıştı. Birini yapay zeka yok etmişti. Hayatta kalan iki gemi peşlerinden gelen düşman gemiden kaçmaya başlamıştı. Hedefleri de Heimdall ara istasyonu, solucandeliği merkezi gibi bir yer. Onlar yoldayken Heimdall bölgesinde neler oluyor diye merak ederseniz, Gemina'da onlar anlatılıyor işte. Yine olaylar bitmiş, Illuminae ekibi olayları aydınlığa belgelerle kavuştururken başlıyor kitap.  (illuminae latincede parlaklık, aydınlık anlamına geliyormuş. Olayların gün yüzüne çıkmasından sebep..)

Gemina'da ana karakterler yine iki ergen. Kady-Ezra yolda olduğu için onlar pek sahnede değiller. Lazım oldukça olaya dahil olacaklar. Nik, Heimdall bölgesinin mafyası sayılabilecek Bıçaklar Hanesi grubunun bir üyesi. Aile gibiler. Kendi şöhretleri var. Hannah ise Heimdall yöneticisinin kızı. Pamuklara sarılmış bir prensesten ziyade eli maşalı bir cadı desek yeri :)

Hannah, oranın Terra Günü partisinde biraz kafayı bulmak ister. Tozu alabileceği tek kişi Nik'tir. İkisi de ergen oldukları için Nik, Hannah'nın peşinde koşan bir zavallı diyelim. Neyse, Hannah tozu almak üzereyken Heimdall istasyonu düşman kişilerce saldırıya uğrar ve personeli rehin alınır. Tabi Hannah ve Nik bir şekilde sıvışırlar. Malum tozun elde edilme aşamaları son derece mide bulandırıcı olduğu için anlatmıyorum ama o kısım baya önemli zira olayların gidişatını epey etkileyecek şeyler olacak.

Nik ve Hannah gemiyi kurtarmaya çalışan ikili oluyor burada. Oldukça hareketli ve heyecanlı olaylar atlatacaklar. Kitabın adına neden Gemina dediklerini söylemeyeyim. Yeri geldiğinde kafamız karışsa da anlayacağız neden olduğunu.

*Kitabın içinde Hannah'nın defterinden alıntılar var ve kızın çizimleri eğlenceli. Yine boş sayılabilecek siyah sayfalar var, artık sinir olmuyorum. Kitabın tarzı bu. Tuğla gibi demiş miydim..





Adı: Illuminae Dosyaları_03 - Obsidio
Orj. Adı: Illuminae Files_03 - Obsidio
Yazar: Amie Kaufman, Jay Kristoff
Sayfa: 624
Fiyat: 37 tl

Serinin son kitabı. Yine iki yeni karakter ekleniyor. Biri kız, biri erkek. Tahmin edileceği üzere ikisi eskiden sevgililerdi. Her kitapta biraz hırpalanmış bir aşk olmalı! Ama Obsidio'da çok sıkılmadım. Çünkü olayların çözüldüğü kitap olduğu için hızla okudum.

Heimdall yerleşkesi yok olunca oradan kurtulan grup daha küçük bir uzay aracına sıkışıp, Kerenza'ya dönmeye karar verirler. Niye? Zaten oradan kaçmıyorlar mıydı? Amaçları bir solucandeliğine girip, Çekirdek'ten çıkmak aslında ama solucandeliği yaratmak kolay bir iş değil. Kerenza yörüngesinde bu işi sağlayacak bir adet uzay aracı var. Onu tamir edip tüymeye çalışacaklar. Tabii ki arada isyan çıkacak. Aidan denen yapay zeka yine diriltilecek ve onun sağ gösterip sol vurmalarına alışın. Alışın.

Aidan'a kızsak da haklı sebepleri var. İlk 2 kitaptaki muhteşem çiftler artık bir araya geliyorlar. Hepsinin katkısı olmalı elbet. Yine bol çizimli bir kitap olmuş. Sonundan direkt bahsetmek istemem ama Avengers serilerinin birinde son sahnede döner yiyorlardı. Ona benzer bir olay burada da gerçekleşiyor. Bir nevi ödül :)

Tuğlalarımızı görelim:

*Son kitabın adındaki Obsidio, Latince'den çevirince 'abluka' anlamına geliyor. Kitabın ortalarında bir yerde geçiyor, bir belgeye verilmiş bir isim..

Kitapların renk seçimlerini sevdim. İçleri siyah-beyaz olsa da dışları şık..

11 Kasım 2019 Pazartesi

Wet n Wild Ruj - E912C In The Flesh



Wet n Wild Ruj - E912C In The Flesh

Tam bir dudak rengi. Hafif pembemsi, yazın da kullanılır. Gerçi mevsime göre bir renk şartı yok ama ben biraz dikkat ediyorum işte.
10 tl idi aldığımda. Zor sürülüyor, kuru yapılı, biraz mat bir ruj ama çook kalıcı. Sabah 8 de sürdüm, çay içtim, yemek yedim, bulaştı bardaklara ama akşam 5 te hala duruyordu, rengini koruyor nasılsa. Çok başarılı buldum bu yönden.
Bir kötü yanı da kokusu berbat. Bozulmuş plastik maddeler gibi. İçine azcık esans bişey koysanız ölür müsünüz? Kokulu ruj seviyoruz biz. En olmadı bi vanilya..
 Neyse, kokusuna , kuruluğuna rağmen sevdim, herkese de öneririm.

Oriflame The One High Impact Pencil - Midnight Blue




Oriflame Lacivert Göz Kalemi - Midnight Blue

Şimdiye kadar memnun olduğum bir lacivert kalem olmamıştı. Ama Oriflame'ın bu kalemi çok iyi çıktı. Gözün altında denemedim, bir daha o hataları yapmam. Üst göz kapağında eyeliner tarzında kullanıyorum. Sürdüğüm gibi kalıyor. En az 8 saat bozulmuyor. Çıkarırken tabi biraz fazla malzeme harcamak gerek ama değer. Çok beğendim bu kalemi.
15 tl olması lazım. Tek sıkıntısı asansörü biraz yavaş. Çevir çevir yükselmiyor. Sabır istiyor :)

5 Kasım 2019 Salı

Okudum: Rüya Hırsızı, Ejderha Kraliçesi (Shana Abe)



Adı: Rüya Hırsızı
Yazar: Shana Abe
Orj. Adı: The Dream Thief
Sayfa: 382
Fiyat: 6,5 tl

Kitabın ilginç bir konusu var. Dumana ve ejderhaya dönüşebilen bir canlı grubunu tanıtmakla başlıyor. Aslında bu bir efsaneymiş, drakon efsanesi. İnsan ırkı zamanla bu drakonları öldürmeye başlamış, onlar da çareyi insan gibi görünmekte bulmuşlar. Oldukça da güzel ve çekiciler. Ergenlik döneminde dumana ve sonrasında ejderhaya dönüşmeleri gerek, dönüşemeyen nadir olanlara da yeteneksiz diyorlar. Lia bir yeteneksiz.

İngiltere'deki drakon klanın hanımefendisi kendi soyları için önemli olan bir taşı ele geçirmek istiyor. Taşın adı Draumr. Yerini bilen yok, kimde olduğunu bilen yok. Onu bulması için aileye yakın bir insan olan Zane'i tutuyorlar. Zane bir hırsız. Bilinmeyen bir taşın peşine düşmeyecek biri ama işin ucunda ışıl ışıl altınlar oluna yollara düşüyor. Avrupa'ya geçtiğinde evin yeteneksiz kızı da ona dahil oluyor. Lia biraz büyümüş, daha gösterişli olmuş ama hala dönüşememiş. Taşın gizemli sesini duyarak yol gösterecek hırsıza. Birlikte sıkıcı bir yolculuğa çıkıyorlar ve burada hikayenin ruhunu kaybettim ben. Çok güzel başlayıp, yavan devam eden tatsız bir şeye dönüştü. Lia ve Zane arasında alevlenen aşk bile kurtaramadı bence gidişatı.

* Kitabı avuç içi kadar yapıp, sözlük boyutuna indirmenin anlamını kavrayamasam da ekonomik bir neden olmaması gerektiğini düşünüyorum. Zira bu şekliyle sayfa sayısı epey fazla. Belki de okurken çektiğim bu sıkıntı yüzünden soğudum hikayeden bilemiyorum.

* Adının neden rüya hırsızı olduğunu açıklayamam, çünkü rüya çalma durumu yok. Ama Lia gizemli rüyalarında hep o hırsızı görüyor. Bununla ilgili olabilir işte..




Adı: Ejderha Kraliçesi
Yazar: Shana Abe
Orj. Adı: Queen of Dragons
Sayfa: 458
Fiyat: 11,5 tl

Hikaye kaldığı yerden devam ediyor ama ufak bir değişiklikle. Bu sefer ana karakterlerimiz Zaharen Prensesi Maricara ve Lia'nın abisi Chasen Lordu ve Alphası Kimber. Lia'nın anne ve babası bir gün sessizce kaçıp giderler. O günden sonra meydan Kimber'a kalır.
İlk kitapta Kimber biraz geçiyordu ama önemsizdi benim için. Artık herkes için önemli biri o. Ayrıca hepsi biraz büyümüşler, Mari baya değişmiş mesela. Öyle ki bir gün bohçasını alıp kanatlanıp uçuyor İngiltere'ye. Kimber ve klanını uyarmaya. Meğer bilmediğimiz bir kötülük varmış. Drakonları öldürmek isteyen insan ırkı. Geliyorlarmış.
Mari fazla dik kafalı olduğu için kitap onun tripleriyle geçiyor desem yalan olmaz. Kimber onu sevdiği halde bi haller, bi şımarıklıklar. Neyin tribi anlamadım. Hepiniz drakonsunuz işte, daha ne. Zaten olayınların kötüye gitmesinin sebebi de Mari. Ama kızamıyoruz da, kendi içinde samimi bir asiliği var. Neyse.
Kitabın bir yerlerinde tanıdık yüzler ve belalı taşlar çıkacak ortaya ama bahsetmeyeceğim. Zira devamı da varmış. Duman Hırsızı. Serinin sanırım son kitabı. Satışı bilinen hiç bir sitede yok. İkinci el olarak buldum ama almayacağım. Bu hikayeye doydum. Mari istediği yere gidip yerleşebilir, çok da umurumda değil.

*Duman Hırsızı olarak bir kaç yerde Lia'nın annesinden bahsediliyor. Ama kadını pek tanımıyoruz. Zaten ilk kitapta da Zane'yi taşın peşine düşürüp kabuğuna çekilmişti ama hikayenin devamında rolü nasıl olacak, biraz merak ettim açıkçası.  Kitap önüme tesadüfen ve ucuz bir şekilde çıkmadığı sürece, düşmeyeceğim peşine. Net.

21 Ekim 2019 Pazartesi

Gabrini Nude Matte Oje 03




Gabrini Nude Matte Oje 03

Arkadaşım hediye etmişti. Çok tatlı bir tonu var. Fırçası geniş, kolay sürülüyor. Ama ilk katı ince yapınca alacalı oluyor. Biraz yoğun sürmek gerek. Mat olması da ayrı bir güzellik ve çok hızlı kuruyor. Beğendim.

19 Ekim 2019 Cumartesi

Okudum: Clearwater Günlükleri (Al Rennie)



Adı: Clearwater Günlükleri
Yazar: Al Rennie
Orj. Adı: Clearwater Dairies
Sayfa: 355
Fiyat: 10 tl

Uzun zaman önce alıp okumayı ertelediğim bir kitaptı. Keşke sonsuza kadar erteleseymişim ya da hiç almasaymışım. Sevmedim.

Florida'nın Clearwater sahilinde sıradan sıkıcı günler geçerken, orada yerleşen emekli bir dedektif öğlen yemeklerini hep aynı yerde yemeye başlar. Ona servis yapan sarışından hoşlanır. Kızın kız kardeşi birkaç yıl önce öldürülmüştür ama katili bulunamamıştır. Kız da senelerdir merak eder. Adamın dedektif olduğunu öğrenince de ondan yardım ister. Katil kimse onu bulacaklar ve rahatlayacaklardır ama iz sürme işi öyle sıkıcı ilerliyor ki, 3 hafta sürdü bitirmem. Bir gram merakım kalmamıştı son sayfalarda. Ne ölene üzülebiliyoruz ne de sağ kalana..

Vakit kaybı mı? Oldukça.