17 Mayıs 2020 Pazar
Eyüp Sabri Tuncer Karanfil Özlü Diş Macunu
Eyüp Sabri Tuncer Karanfil Özlü Diş Macunu 75 ml.
İlk defa Bim'de gördüm bu diş macunu, 13 tl idi sanırım, yanında diş fırçası vardı. Bitince internetten aldım, orada da 16-17 civarı. Bim'e geldiğinde bakmak lazım yine.
Diş fırçasını çok beğendim. Orta sertlikte, kullanımı rahat. Ama çabuk değiştirmek zorundayız maalesef fırçaları. Üzüldüm onu atarken.
Macun da güzel. Hafif bi karanfil kokusu veriyor ağızda, hiç rahatsız edici değil. Çok köpürmüyor, güzel de temizliyor. Bittikçe ara ara kullanmayı düşünüyorum bunu. Sevdim.
16 Mayıs 2020 Cumartesi
Avon Ev3 Confidence Parfüm
Avon Ev3 Confidence Parfüm
Geçen yıl almıştım. Koklayarak aldım ve iyi ki denemişim, çünkü son zamanlarda çıkan kokuları pek sevmemiştim. Ama bunu çok beğendim. Biraz şekerli, hafif mayhoş, rahatsız etmeyen yumuşak bir kokusu var. Kalıcılığı fena sayılmaz. Gün içinde birkaç kez tazelesem de kıyafetlere siniyor ve sonrasında hafif hafif belli ediyor kendini. Beğendim.
40 tl idi.
10 Mayıs 2020 Pazar
Okudum: Turgut Reis (Feridun Fazıl Tülbentçi)
Adı: Turgut Reis
Yazar: Feridun Fazıl Tülbentçi
Sayfa: 232
Fiyat: 14 tl
Babama almıştım, tarihi kitapları seviyor diye. O okuduktan sonra bir de ben okuyayım dedim. Barbaros Hayreddin ile ilgili birkaç kitap okusam da Turgut Reis'in sadece adını duymuştum. Bu vesileyle onu da tanımış oldum.
Tam olarak roman gibi değil ama ders kitabı gibi de değil. Olaylar belli bir sıralamayı izliyor elbette. 1500 lü yıllarda Barbarosların zamanında yaşıyormuş Turgut Reis. Tabi yaş olarak onlardan küçük. Ama genç yaşta denizlere açıldığı için namını herkes biliyormuş. Bir gün Barbaros Hayreddin (Hızır Reis), Cerbe Adası'nda yakın çevresiyle akşam yemeği yerken limana bir gemi yanaşır ve içinden Türk leventleri iner. Hızır Reis'in sofrasına buyur edilirler ve o kişilerden biri de Turgut Reis'tir. Aslında uzaktan duymuşlardır namını ama tanışmak o güne nasip olmuştur. Turgut Reis de nicedir Barbaroslara katılmak istermiş zaten. Burada başlıyor kitabımız.
Sonrasında Hızır Reis'le birlikte çok zaferlere nail olacaklar. Akdeniz'de düşmanlara göz açtırmayacaklar. Vadesi dolan göçecek bu diyardan. Turgut Reis bildiği yoldan devam edecek deniz yaşantısına ama içinden geçenler de var tabii. Dönemin padişahı Sultan Süleyman'ın huzuruna da çıkacak ama Turgut Reis'in hakkını yiyen, padişah olmayacak.
Ömrünün son anına kadar fetih peşinde koşacak Turgut Reis. Keşke hakkını verselerdi. Barbaros Hayreddin kadar maharetliymiş. Hepsinin mekanı cennet olsun..
4 Mayıs 2020 Pazartesi
Okudum: Piyon, Vezir, Şah (Aimée Carter)
Adı: Piyon
Orj. Adı: Pawn (The Blackcoat Rebellion 1)
Yazar: Aimée Carter
Sayfa: 379
Fiyat: 18 tl
Popüler bir seri. Konusu ilgimi çekince okuyayım dedim. Oldukça sürükleyici bir anlatımı var, konusu da yeterince heyecanlı. Çok fazla karakter yok o yüzden takip etmesi zor olmuyor. Sadece birkaç yerde diyaloglar hızla akarken kimin hangi cümleyi kurduğu belirtilmemiş. Oralarda biraz kafam karışsa da çok da üzerinde durmadım. Olayı kaba hatlarla anlıyoruz zaten.
Toplumun sınıflandırıldığı ve bir çeşit eleme sınavının olduğu bir distopya. Klişe gelebilir ama işleyiş de önemli. Uzak bir gelecekte nüfus çok artmış, haliyle yiyecek sıkıntısı yaşanmış ve yönetim sıkılaşmış. Öyle ki 1'den fazla çocuğu olursa bir ailenin, ceza ödüyor, ödeyemezse çocuğu elinden alıyorlar. Gençler 17 yaşına girince rütbe sınavına giriyor ve aldığı puana göre sınıflandırılıyorlar. Puan ne kadar yüksekse o kadar rahat bir hayat yaşıyorlar. En yüksekleri VII. Ama yönetici ailesinin çocukları dışında kimse VII olamıyor. Sınavla verilen bir rütbe değil bu. Gerisi azalarak gidiyor. IV ten aşağısı sürünüyor kısaca.
Ana karakterimiz Kitty adında bir extra. (Fazla çocuk) Bir çeşit yuvada büyümüş ve çok sevdiği bir arkadaşı var. Kitty sınavdan III alıyor ve yıkılıyor. Uzak bir şehirde kanalizasyonda çalışmak istemediği için farklı bir yola başvuruyor ve orada karşısına tuhaf bir teklif çıkıyor. Teklif çok cezbedici ama tehlikelerinden bahsetmiyorlar. Kitty kabul ediyor ve hayatı tam anlamıyla değişiyor.
Kitty önünde açılan yolda düşe kalka ilerleyecek ve ölümle bir çok kez yüz yüze gelecek. Burada atlattığı maceraları anlatmayayım, büyüsü kaçmasın. Devam kitapları olduğu için Kitty'nin ölmediğini söyleyebilirim sadece :)
*Kitabın adı neden piyon? Piyon satrancın en değersiz taşı, yani ilk önce harcananı diyelim. Kitty de aldığı III le ve kendisine verilen görevlerle aslında piyona benziyor. Ama piyonun bir ayrıcalığı var. Karşı tarafa ulaşırsa vezir oluyor. Kitty'nin gelişimi devam edecek demek ki ..
*Serinin orijinalinin Karaceket İsyanı olması tuhaf gelmişti. Okudukça karşımıza isyankar bir topluluk çıkacak. Adları da Karaceketliler. Hımm..
*Kapaktaki labirent şekli ne? Kitty'ye hediye edilecek bir kolye. Pek çok işlevi olan sevimli bir obje.
Adı: Vezir
Orj. Adı: Captive (The Blackcoat Rebellion 2)
Yazar: Aimée Carter
Sayfa: 380
Fiyat: 18 tl
İlk kitaba göre çok daha sürükleyiciydi. 2 günde bitirdim. Aslında harfler büyük olduğu için de çabuk bitmiş olabilir :)
Kitty ve gerçek Lila ortaya çıkıyor ama sanırım halk henüz bilmiyor bu gerçeği. Kitty'nin bir hatasından sonra acımasız Daxton onu Başka-yer'e gönderiyor. Kitty'nin hep merak ettiği ama aslında tahmin ettiği gibi olmadığı bir yer Başkayer. Orada da çırpınmaya devam edecek ve isyan adına zorlu girişimlerde bulunacak. Bu sırada dostla düşman epey karışacak.
Kitapta sinir olduğum bir şey var; ana karakter 'Kitty' nin davranışları. Tamam 17 yaşında ama öylesine ergen tavırlar sergiliyor ki, ilk kitapta daha olgundu bence. Beni dinleyin, ben de konuşcam gibi saçma diyaloglar bir ara neredeyse soğutuyordu beni. Herkesle kavga halinde ve sanki dünyanın tüm yükü kendi omzundaymış gibi. Aslında ona sadece yüzü ve biraz da asi ruhu için katlanıyorlar ama Kitty ne istediğini kendi de tam olarak bilmiyor bence. Bir kitapta yaşı ne olursa olsun ana karakterin sağlam olmasını bekliyorum ben. Nedense..
Bunlara rağmen heyecanlı ve güzeldi.
*Başkayeri yanlış okumuşum başlarda, başka-yer miş. Ben farklı bir isim sanmıştım. Sanırım otherland gibi bir şey :)
Adı: Şah
Orj. Adı: Queen (The Blackcoat Rebellion 3)
Yazar: Aimée Carter
Sayfa: 369
Fiyat: 18 tl
Serinin son kitabı, ayrıca en heyecanlısı. Sonuna dair birkaç tahmin yürütmüştüm bazıları tuttu, bazıları tutmadı ama hep diyorum işleyiş önemli. Bu kitapta da işleyiş güzeldi, beğendim. Baş karakter o kadar da ergen gibi viyaklamadı bu sefer :)
Başından beri Kitty ve Benji arasındaki bağlılıkta bir tuhaflık seziyordum. Genelde çok sevenler çabuk ayrılır ya, nedense ayrılacaklarmış gibi geldi hep. Öyle de oldu ama çok hüzünlü bir ayrılık olmadı ya da beklediğim için o kadar etkilenmedim bilmiyorum ama çok da aşk gibi değildi onların ki. Neyse kitap bundan ibaret değil.
Rütbe sistemini yıkmaya çalışıyorlar ve acımasız Daxton her defasından kurtuluyor, sıyrılıyor. 9 canlı kedi misali, bir öl be adam :D
2 günde bitirdim, çok sürükleyiciydi. Daha ayrıntı vermeyeceğim. Ara vermeden okunacak güzel bir seri bence.
*Büyük ayraçları sevmiyorum ama bu kitapların içinden çıkanlar çok tatlı değil mi? Greyson'ın dahiyane hediyeleri gibi..
Etiketler:
aimee carter,
kitty doe,
piyon,
Piyon kitap yorum,
şah,
Vezir
27 Nisan 2020 Pazartesi
Okudum: Sihirbazın Kitabı (Gökhan Yılmaz)
Adı: Sihirbazın Kitabı
Yazar: Gökhan Yılmaz
Sayfa: 264
Motto Yayınevinin bir çekilişinden çıkmıştı tesadüfen. Hediye kitaplara hep büyük bir hevesle başlarım ama sonra heyecan geçince bir burukluk olur. Bu da öyle oldu. Aslında kötü diyemem ama sıkıldığım yer çok oldu.
Eski zamanlarda bir gün gizemli bir adam, bir kitap yazar. Kitabın içine bir sihir gizler ve okuyanların onu bulmasını bekler. Kitap çok ilgi görür ama kimse o sihri keşfedemez ve kitap seneler içinde unutulup gider. Yazar bir sahaf dükkanı açar ve bir gün genç bir adama bu kitabı tavsiye eder. Sonra da beklemeye başlar.
O genç adam sihri bulur. Sihir sayesinde geçmişte bir zamana gider ve oradaki adaletsizliği çözmesi gerekir. Ama nasıl geri döneceğini bilmiyordur. Gittiği zamanda gözünü bir hapishanede açar. Orada aslında neredeyse 2 ay kalıyor ama hapishane bölümü o kadar uzun anlatıldı ki bir ara kitabı bırakacaktım. Sonunu merak ettiğim için okumaya devam ettim. Hapishaneden kaçış ve sonrası daha heyecanlı, sonu da iyi bitti.
Ama kitabın başındaki kısa bölümle, sonraki bölümleri pek bağdaştıramadım. Neyse artık.
8 Nisan 2020 Çarşamba
Okudum: Goblin Kral (Katherine Addison)
Adı: Goblin Kral
Yazar: Katherine Addison
Orj. Adı: The Goblin Emperor
Sayfa: 416
Fiyat: 20 tl
Tolkien'in orta dünyasındaki elf ve goblinleri içeriyor. Ama aynı şekillerde değil. Zaten oradaki orta dünya ile de başka bir alakası yok. Elfler sıradan insanlar gibi ama biraz soğuklar. Goblinler de biraz zenciler gibi, onların da pek bi kimseye zararları yok. Yaşayıp gidiyorlar.
Bir gün kral IV. Varenechibel'in zeplini düşüyor ve oğullarıyla birlikte ölüyor. En küçük oğlu Maia, kralın hiç sevmediği yarı goblin oğlu, sürgünde ve sağ kalan tek oğul. Taht'a o çıkıyor. Ama babası onu sevmediği için neredeyse hiç eğitim almamış ve yönetimden zerre anlamıyor. Yine de çabalıyor. Tabi onu indirmeye çalışanlar olacak. Babasının yönetiminden çok farklı bir yol izleyecek çünkü. Maia ile bir krallık nasıl yönetilir, siyasi oyunlara nasıl ayak uydurulur ve kararlar nasıl verilir öğreneceğiz.
Peki fantastik ögeler nerede? Orada bir yerde. Maia'nın iki koruyucusu var; biri asker, diğeri büyücü. Ama koca kitapta sadece 2 kez büyü yapılıyor, onlar da aniden gelişiyor. Onun dışında doğa dışı pek bir şey yok. Çoğunlukla yönetim, siyaset gibi konular ele alınıyor.
Sıkıcı bir kitap mı? Oldukça. Ben sıkıldım mı, pek değil. İlk 100 sayfa benim imtihanım oldu evet ama gerisini merak ederek okudum. İsimler ve yerler çok karışık gelse de bazılarını kendim kısalttım. Bazen geri dönüp tekrar okudum ve genel olarak beğendim bu kitabı. Farklı bir kurgu.
*400 sayfa olsa da kitabın boyu uzun ve yazıları küçük. Aslında baya uzun soluklu bir yolculuk..
1 Nisan 2020 Çarşamba
Okudum: Bir Bakışta Sonsuza Dek (Elizabeth Bevarly)
Adı: Bir Bakışta Sonsuza Dek
Orj Adı: Neck & Neck
Yazar: Elizabeth Bevarly
Sayfa: 376
Adından anlaşılacağı üzere kendisi bir aşk romanı. Okumayı tercih etmediğim bir tür. Birkaç ay önce yaptığım bir kitap alışverişinde hediye olarak gelmişti. Bir şans vereyim istedim. Aslında kendi içinde sürükleyiciliği var ama genel olarak bu tarzı sevmediğim için kitabı da sevmedim. Çok eleştirmemeye çalışacağım.
Natalie zengin bir ailenin kızı. Ama çalışmayı seviyor. Zenginlere parti düzenleyen, bir tür etkinlik danışmanlığı yapıyor. Son düzenleyeceği partiye neredeyse kimse katılmak istemediği için çok çarpıcı bir ünlü getirmeyi planlıyor. O ünlü partiye katılırsa, diğer sosteyetikler de katılır. Şansına o sırada şehrine bir ünlü gelir. Adam çok meşhur bir oyun tasarımcısı ve neredeyse hiç bir etkinliğe katılmayan tuhaf biri. Natalie bu adamı kafalamanın peşinde. Ama bir klişe yıkılıyor ve Natalie bu adama aşık olmuyor. Adamın özel korumasına aşık oluyor. Sonrası klasik pembe dizi tadında gelişecek..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















