Sultan Polat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sultan Polat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Mart 2018 Perşembe
Okudum: Kommagene Kraliçesi Kleopatra (Sultan Polat)
Adı: Kommagene Kraliçesi Kleopatra
Yazarı: Sultan Polat
Sayfa: 373
Fiyat: 17 tl
Yazarın diğer kitaplarını okuyunca bunu da merak etmiştim. Akıcı bir anlatımı var, sıkılmadan okudum, çabuk da bitirdim. Kleopatra ile ilgili pek kitap okumamıştım o yüzden de ilgimi çekti biraz. Mısır'ın eski dönemlerini okumayı seviyorum ama Kleopatra Mısır'da pek durmuyor ve hikayenin büyük kısmı Kommagene Krallığı yakınlarında geçiyor. Mısır'a gidin artık diye diye bitti kitap. Gittiler Mısır'a, yem olmaya..
Kleopatra'nın sır katibinin dilinden anlatılıyor hikaye. Onunla nasıl tanıştığı, hangi ülkelere gittiği, kiminle evlendiği, kimden kaç çocuğu olduğu ve Kleopatra'nın efsanevi özellikleri.. Sır katibinin adı Şukura, Kleopatra'nın yanından neredeyse hiç ayrılmıyor. Kadın da sadece ona güveniyor zaten. Birlikte pek çok olay yaşıyorlar ve kitabın sonlarına doğru ayrılmak zorunda kalıyorlar. Bu da her ikisinin sonu oluyor zaten. Kleopatra'nın çocuklarına ne olduğunu bilemiyoruz ve sonrasını tabii..
Buruk bitiyor ama okuduğuma pişman değilim. Sadece biraz daha Mısır'da dursalardı, iyi olurdu.
Yetmedi bana, Mısır'ı-çölü anlatan, oralarda geçen başka bir kitap daha bulmaya çalışıcağım yine :)
9 Mart 2018 Cuma
Okudum: Hz. Süleyman'ın Yüzüğü - Efsane Zamanlar Serisi II (Sultan Polat)
Adı: Hz. Süleyman'ın Yüzüğü - Efsane Zamanlar Serisi II
Yazar: Sultan Polat
Sayfa: 390
Fiyat: 17,5 tl
Yazarın önceki kitabını okuyup çok beğendiğim için bunu da almıştım. (Evliya Çelebi ve Ahit Sandığı) Seri yapmış meğerse, bu ikinciymiş. Aslında yanlış olmuş. Konu olarak bu kitap, ilkinden önceki zamanı anlatıyor. Yani Ahit Sandığının ne zaman ve nasıl bulunduğunu anlatıyor. Bulunmasını sağlayan önemli şeylerden biri de Süleyman'ın Yüzüğü tabii ki. Ama okuma sırası bence önemli değil. Gerçeği söylemek gerekirse bu kitabı pek sevemedim. Beni sarmadı. Evliya Çelebi ve Ahit Sandığı hala gözümde en iyisi..
Piri Reis'in gençliğinde yolu Gırnata'ya düşer. (Her Gırnata geçtiğinde İskender Pala'nın Efsane'si geldi aklıma. Ah Sidi can..) Zamanında denizden kurtardığı bir adam, Piri Reis'i gönderir aslında Gırnata'ya. Orada birini bulmasını ve onunla konuşmasını söyler. Meğer bu adam ve Gırnata'daki Talavera adlı kişi çok önemli sırlar saklayan kişilermiş. Hz. Süleyman'ın kayıp yüzüğünü, bir kitabı ve bir dürbünü. Bu üç emanet üç ayrı kişide dururmuş. Çok uzun yıllar bu üç kişi ve üç emanet hiç aynı çatı altına gelmemiş. Ama zor zamanlar yaşandığı için artık bu emanetlere yeni sahipler bulunması gerekmiş ve onlar Piri Reis'i seçerler. Bir de bu emanetleri koruyan kişileri de koruyacak bir kişi lazımdır. Oralar okunurken anlaşılıyor.
3 emanet de Piri Reis'in cebinde durur ama reis tedirgindir. Yanına Alehandro'yu ve iki küçük çocuğu alıp evine döner. Aslında sayısız sefere çıkarlar ama şimdi ne için çıktıklarını unuttum. Pek evde oturmuyorlar da :)
Yavuz Selim, Piri Reis'i ve yakın arkadaşlarını bir gün çağırır ve onları Ahit Sandığını bulmaya gönderir. Sandığı bulmak için emanet kitabı, yüzüğü ve dürbünü kullanmaları gerekir. Çok çok uzun yıllar önce eski koruyucular Hz. Musa'nın sandığını çok uzak bir yere saklamışlardır. Ve emanet kitapta gizli bir harita bırakmışlardır. Piri Reis bunları bulacak, sandığı padişaha getirecek ama yolda çok zorluk çekeceklerdir.
Ben böyle özetleyince daha anlaşılır oldu. Yoksa okurken epey karmaşık gidiyor. Bölümler arası oldukça kısa. Pat ona geçiyor, pat buna. Bazen kimin ağzından anlatıldığını bile kaçırdığım oldu. Bölüm başlarında kim olduğunu yazsa bile karıştırdım çünkü çok isim var, çok yer ve çok olay. Ben zorlandım, ama sevenler de olmuş, tabii olacaktır da..
25 Ekim 2017 Çarşamba
Okudum: Evliya Çelebi ve Ahit Sandığı (Sultan Polat)
Adı: Evliya Çelebi ve Ahit Sandığı
Yazar: Sultan Polat
Sayfa: 429
Fiyat: 14 tl
Yazarın ilk kitabıymış. Çok başarılı buldum şahsen. Dili çok akıcı, konuşmalar çok samimi, yer yer güldüm, anlatım güzel, konu maceralı, heyecanlı, hızlı okutuyor kendini. Kısacası sevdim.
Sultan Murat Han, Osmanlı'nın geleceği için bir şey düşünür. Ve iki güvendiği adamı bir göreve yollar. Birisi Sancar Bey'dir. Tehlikeden gözünü sakınmayan güvenilir bir dosttur. Öbürü ise seyahatleri her şeyden çok seven ve şifre çözmede son derece iyi biridir, adı da Evliya Çelebi.
Görevleri tehlikelidir. Uzun zamandır kayıp olan Ahit Sandığını bulup, payitahta getirmek. (Musa'nın tabletlerinin olduğu sandık) Ama yolları uzundur ve düşmanları çoktur. Tapınak şövalyeleri de bu sandığın peşindedir ve tabi Mısır hazinelerinin de. İki yoldaşımız biraz didişerek yola çıkarlar. Onların atışmaları bile güzel geliyor okurken :)
Güneydoğuya gidip, sandığın en son bulunduğu yerden aramaya başlarlar. Tabi gittikleri yerde sır koruyucular vardır. Onları bulup sonraki şifreye gitmeleri gerekir. Koruyucuların birbirlerinden haberi yoktur. Hepsi sırları babalarından alıp yeni nesle aktarmışlardır. Sadece bir gün gerçekten sırrı arayan kişi geldiğinde konuşmak üzere herkesten saklarlar.
İki yoldaşımız yollarına devam ederken çok badire atlatırlar. Ama her gittikleri yerde halka karışıp, anlattıkları hikayeleri dinlerler. Çoğu efsane olsa da efsaneyle gerçeği ayıklamayı öğreneceklerdir.
Bazen başları gerçekten derde girer ama bir yerlerden hep yardım görürler. Bazen de güvenilen insanlar hainlik eder. Hepsi bu yolculuğa ayrı bir tat katar.
Ayrıntılara girmiyorum, kitabın tadını kaçırmak istemem. Tarihi romanlara meraklı olanlar bence bu kitabı da seveceklerdir.
*Okurken aklıma nedense National Treasure filmleri geldi. Konu tabii ki aynı değil ama işleyiş benzer olduğu için sanırım :)
** Ayrıca Süleyman'ın yüzüğünden bahsedilirken de Yüzüklerin Efendisi'ne gittim. Tabii ki alakası yok :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)