Kahinin Gülü Serisi
Adı: Kahinin Gülü 1 - Gezginin Buyruğu
Yazar: Margaret Weis & Tracy Hickman
Orj. Adı: The Rose Of Prophet 1 - The Will of Wanderer
Sayfa: 574
Fiyat: 3 ü yaklaşık 55 tl idi
Kitap fantastik kurgu. Çok fazla tanrı var ve çok fazla cin. Buradaki cinler bildiğimiz Alaaddinin Sihirli Lambasındaki cinlerle aynı. Bir eşyanın içinde yaşıyorlar, duman şeklinde belirip kayboluyorlar ve çok konuşuyorlar :)
Kitabın özgün bir konusu var. Evren 20 tanrıyla başlıyor. İnsanların bunlara inanıp dua etmesiyle güçleniyorlar. Ama zamanla dualar ve inançlar azalınca bazı tanrılar güçten düşüp yok oluyorlar. Bazıları da aşırı güçlenip kendi egemenliğini kurmak istiyor. Bu tanrı Quar. Kendi işini yaptırdıkları rahipleri ve cinleri var. Ortalığı yeterince karıştırıyorlar. Savaşların ve tartışmaların çoğu bu cinler yüzünden çıkıyor zaten.
Bir de çölde yaşayan insanlar var. Birbirine düşman olmuş gruplar, aileler. Bunların tanrısı Akhran, namı diğer Gezgin Tanrı. Quar'ın planlarını sezip işlerini düzeltmek adına önce kendi halkındaki düşmanlığı bitirmek ister. Bunun için iki halkın liderinin kızı ve oğlunu evlendirin der. Onlar dünden razı değildir. Evlilik olur ama düşmanlık hala devam eder. Akhran'ın isteği sadece evlilik değildir. Evlilikten sonra tepedeki kaktüsün (Kahinin Gülü) çiçek açmasını bekleyin der. Kaktüs evlilik kötüye gittikçe kurur. Zaten kitabın sonuna kadar da hiç açmadı. Belki 2. kitapta açar.
Anlatım güzel, akıcı, sıkmıyor. İsimler biraz karışık olsa da zamanla alışılıyor. Sadece cinlerin yağlama yıkama muhabbetleri sıkıcı biraz ama onlar da komik, eğlendiriyor. 3 günde bitirdim, sürükleyici geldi bana.
Adı: Kahinin Gülü 2 - Gecenin Paladini
Yazar: Margaret Weis & Tracy Hickman
Orj. Adı: The Rose Of Prophet 2 - The Paladin of the Night
Sayfa: 460
İlk kitaba göre biraz daha ince. Bunu 1,5 günde bitirdim. Artık olayı bildiğim için, gelişmeleri öğreneyim diye daha çok okudum. Bu kitap da çok akıcı, hatta ilkine göre daha sürükleyici. Artık olayların geçtiği coğrafyayı, kişileri, tanrıları ve cinleri biliyoruz. Kimin kiminle geçindiğini, kimin amacının ne olduğunu da az çok biliyoruz. O yüzden okuması daha kolay.
Khardan, Zohra ve Mathew, köle tüccarı tarafından yakalanır ve uzun bir yolculuğa çıkarılır. Amaç Kürdin Denizinin ortasında bulunan Galos Adasına gitmektir. Orası lanetli bir adadır ve orada Tanrı Zhakrin'in tapınağı ve inananları yaşıyor. Bu kişiler iyi niyetli değil. Yok edilen tanrıları Zhakrin'i diriltmeye çalışıyorlar. İçlerinde güçlü büyücüler var. Bizim sinsi köle tüccarı da bunlardan biri. Büyücü değil ama tam bir fanatik. Bu yüzden ona Kara Paladin deniyor. Kitaba adını veren de bu.
Mathew'in taşıdığı cam kürede 2 tanrının özü var. Zhakrin ve Evren. Evren iyi olan, öbürü kötü. Paladinler Zhakrini diriltelim derken işler karışınca Evren özgür kalır ve kitabın sonlarına doğru birilerine yardım eder. Zhakrin'e ne olduğunu henüz bilmiyoruz. Tabi meşhur gezgin tanrımız Akhran hala gizemini koruyor. Ortaya çıkmak istemese de benim favorim o. Tabi Kahinin Gülü bu kitapta pek rağbet görmüyor çünkü olaylar çölde geçmiyor. Ama açmadığından eminiz..
Adı: Kahinin Gülü 3 - Akhran'ın Kahini
Yazar: Margaret Weis & Tracy Hickman
Orj. Adı: The Rose Of Prophet 3 - The Prophet of Akhran
Sayfa: 456
Son kitap. Galos adasından kaçan Khardan, Zohra, Mathew ve cinleri, Güneşin Örsü denen çölde yolculuğa başlarlar evlerine doğru. Ama o çöl öldürücü bir çöldür. Çok geçmeden suları biter ve bayılırlar. Onları Paladin kurtarır, zaten Khardan ile kan kardeşi olup yeminle bağlanmışlardı. Çölü geçerken Mathew hastalanır. Su lazımdır. Zohra onun öğrettiği şekilde büyüyle su yaratır. Mathew iyileşince kabilelerine dönmeyi başarırlar. Ama Tel civarında savaştan sonra sadece yaşlılar kalmıştır ve 3 kabile sefalet içinde bir aradadır. Ve Khardan'ın kadın giysileriyle kaçması yüzünden ona kızgındırlar. Mathew'in uyanıklığıyla sorunu hallederler ve Kich şehrinde esir tutulan kadınlarını kurtarmaya giderler. Yolda Paladin, Zohra'ya asılır, ondan çocuk ister. Ama birşey oldu mu olmadı mı bilmiyoruz, kitabın sonunda da buna bir vurgu yapılmıyor hiç. Okuyucunun yorumuna kalmış orası.
Kich şehrinde Quar'ın imamını Paladin öldürür. Kadınların hapishaneden kaçması için de sis büyüsü yaparlar. O da ters teper. Bütün muhafızların suyunu eme eme kurtarır kadınları. Aslında bir yandan işlerine çok yarar bu.
Bu arada göklerde de işler karışır. Gezgin Akhran, Kalifi kurtarırken yorgun düşer. Cinler de bir plan yapıp kötü Kaug'u demirden bir dağa hapsederler. Tabi geveze Pukah da onunla orada hapis kalır. Bir daha da çıkamıyorlar sanırım oradan.
Kich'ten dönen bedeviler evlerinde bir sürü misafir bulurlar. Sonra da Amir Kannadi'ye saldırmak için yola dökülürler. Geleceği gören Mathew, Khardan ve kardeşi Ahmet'in savaşta karşılaşacaklarını ve birinin öleceğini, sağ kalanınsa çok yükseleceğini söyler. Ama savaşa girmeden hemen önce Khardan ve Zohra'ya kurumuş bir çiçek verir. Çiçek ikisinin ellerinde canlanır ve açar. Meğerse bu Kahinin Gülü'dür. Orada sarılıp barışırlar. Kitap böyle pat diye bitiyor.
Pek çok soru kaldı kafamda ama çok da kurcalamıyorum, çok ayrıntılı ve karışık bir seri olduğu için beynim yeterince yoruldu zaten. Ama sonunu biraz daha uzatabilirlermiş diyorum.
19 Haziran 2017 Pazartesi
B.F.G Polo Style Y7 Kadın Parfüm
B.F.G Polo Style Y7 Kadın Parfüm 50ml.
TMarkafoni'den ayakkabı almıştım Polo butiğinden. Yanında parfüm hediyesi varmış. Kokusunu çok beğendim, şekerli, tatlı, mayhoş ve çok hoş :) Tabi parfüm zevkleri herkese göre değişir ama ben bunu pek sevdim. Çok kalıcı olmasa da baya duruyor sıkınca.
16 Haziran 2017 Cuma
Okudum: Görünmeyen (Mari Jungstedt)
Adı: Görünmeyen
Orj. Adı: Unseen
Yazar: Mari Jungstedt
Fiyat: 14 tl
Sayfa: 288
Kitabın İsveç'te geçtiğini baştan söyleyeyim. Yani kişi ve yer isimleri İsveç dilinde. O yüzden özellikle soy isimleri okumakta epey zorlandım. Bir zaman sonra da soy isimleri okumaktan vazgeçtim.
İsveç'in Gotland adasında hayat sakin sürerken birden bir kadın öldürülür. Katili, erkek arkadaşı sanılır ama değildir. Helena' nın cinayetiyle uğraşırlarken başka iki kadın daha öldürülür. Benzer ölümler ve katilin tuhaf imzası.
Olayı araştıran ekip birçok kişiyle görüşür. Kişiler nedense ilk görüşme de her şeyi anlatmazlar. İlle birkaç görüşme daha yapılmak zorunda kalınır. Sonra sonra dökülürler. Ama katil hala gizemlidir. Diğer yanda da olayın gazeteci/basın kısmı var. Benim en sinir olduğu şey buydu bu romanda. Gazetecinin gözünden araştırılıyor cinayet, zaman zaman. Gazetecinin haber için çektiği sıkıntıdan, sürekli haber yayınlamak zorunda olmasından, her şeyi ilk önce ve tamamıyla öğrenmesi gerektiğinden defalarda bahsediliyor. Bir polisiye-cinayet romanında işin çözüm ve düşünce kısmının polis veya dedektifte olmasından yanayım, onlar daha sitemli düşünüyorlar bence. Gazetecinin didinmesi bu kadar ön planda olmamalı. Basın-yayın romanı değil ki bu. Ama gazeteciliğe bu kadar yer verilmesinin sebebi sanırım yazarın eşinin mesleği olması. Teşekkür kısmında bu ayrıntı var.
Sinir bozucu bu ayrıntıya takılmayanlar tabi ki olacaktır. Onun dışında olay örgüsü güzel. Katilin çocukluğunda çektiği aile ilgisizliği ve yaşadığı sıkıntıların önemsenmemesi, bu cinayetlere en büyük sebep. Psikolojik açıdan da güzel işlenmiş beğendim.
11 Haziran 2017 Pazar
Okudum: Kayıp Parça (Jeni Grossman)
Adı: Kayıp Parça
Yazar: Jeni Grossman
Orj. Adı: Lacuna
Sayfa: 382
Fiyat: 10 tl
Kitap beklediğimden çok daha farklı ve çarpıcı çıktı. Antik eserlerle ilgili maceralı bir kovalamaca okuyacağımı ummuştum. Ama işin içine tarihi eser kaçakçılığından tutunda, hadislere dayanan kehanetler, töreristler, insana insanlık dışı muameleler ve daha neler neler çıktı. Heyecanlı, sürükleyici, maceralı yanı tabii ki var ama bunların yanında böyle gerilimli olaylar da var.
Kitap Gaziantep'te Zeugma kazısıyla başlıyor ve oradaki kovalamaca taa 11 Eylül İkiz Kule saldırısına varıyor. Hikayenin büyük çoğunluğu Türkiye'de geçiyor.
9 Haziran 2017 Cuma
Avon Göz Kalemleri
Avon Color Trend Eyeliner Kalem - Dark Brown
Tatlı bir çikolata rengi var. Çok kullanmasam da arada gidiyor. Siyahlar gibi gözü belirginleştirmiyor tabi. Hafif makyaj için kullanılacak türlerden. Ama kalıcı değil, akşama kadar akıp neredeyse yok oluyor. Arada tazelemek gerek. (elimde çok sürümüş ve tek kat sürülmüş hali var)
Ayrıca gözün üstünde eyeliner gibi de kullandım, öyle daha şık durdu.
Avon Glimmerstick Eyeliner Kalem - Ultra Violet
Asansörlü, yumuşak uçlu bir kalem. Koyu görünse de göze sürünce rengini pek vermiyor. Hatta mor gibi görünüyor. Elimde çok sürülmüş ve tek kat sürülmüş hali var. Kalıcılığı fena sayılmaz, hemen dağılmıyor. Gözün üst kapağında daha kalıcı oluyor.
Avon Super Shock Gel Eyeliner Kalem - Silver
Bir şeyin yanında hediye geldi sanırım bu. Rengi çok çiğ. Göze sürünce de uzaylı gibi gösteriyor. O yüzden çok hafif sürerek kullanıyorum. Sevmediğim için çok kalıcı bu kalem. Akşama kadar duruyor gözde. Kalemtıraşla açmayı denedim açılmıyor. Kendisi çok yumuşak, hamur gibi, yapışıyor açacağa. Zaten siyah yeri de ahşap değil o yüzden çok sert ve açılmaya elverişli değil. Maket bıçağıyla doğramak zorunda kaldım..Yani sevmedim.
Avon Glimmerstick Diamonds - Sugar Plum
Fotoğrafta tam görünmüyor ama bu kalem simli, pırıltılı yani. Rengi tam mor değil, sürünce de mor gibi değil mürdüm gibi duruyor. Simli olduğu için günlük kullanamıyorum, ya da çok hafif sürerek kullanıyorum. Ama düğüne davete giderken göz altlarına sürüp, makyajı zenginleştirmek için çok kullandım. O açıdan güzel bir kalem. Yumuşak ve hemen akmıyor.
*Son zamanlarda üstü göz kapağına eyeliner gibi sürüyorum, öyle de güzel duruyor.
Avon Glimmerstick Kalem - Starry Night Blue
Rengine bayılarak aldığım ama çok pişman olduğum bir kalem kendisi. Elimde çok ve az sürülmüş hali var. Az da çok da sürsek bu kalem akıyor arkadaş. Hem de dalga dalga akıyor. Elle de silinmiyor haliyle. Rezil olmak istemediğim zamanlarda kesinlikle sürmüyorum. Üst göz kapağında nispeten daha uslu duruyor ama orada da kaşların altına bulaştırıyor kendini. Belki makyaj sabitleyici spreyle biraz önüne geçilebilir ama günlük makyajda insanı sinir ediyor. Çok fazla yumuşak, hamurdan beter. Sürerken kırılıyor bu yüzden. Sevmedim hiç.
Avon Glimmerstick - Majestic Plum
İşte favorim. Avon ürettiği sürece hep alacağım kalem. Bunun sayesinde siyah göz kalemi kullanmıyorum kaç senedir, hiç. Çok koyu bir mürdüm bu. Az sürünce mor tadında kıyafetlere yakışıyor, çok sürünce de her kıyafete uyum sağlıyor, siyaha yaklaştığı için. Gün içinde akıp bulaşmıyor, oldukça kalıcı. Üst göz kapağına süremiyorum bunu ama altta mükemmel duruyor. Her kadına tavsiye ederim. Bu kalem benim elim ayağım.
Avon Glimmerstick Diamonds - Emerald Glow
Bunu da bir arkadaşım vermişti. Fotoğrafta belli olmasa da pırıltılı bir rengi var. Çok koyu ve şık bir yeşil. Sevdim kendisini. Her kıyafete gitmese de kırmızı ve türevleri hariç her birşeyle sürülebilir buluyorum. Göze yakışıyor ve çabuk dağılmıyor. Tabi herkesin göz yapısı farklı..
Avon True Colour Glimmerstick Diamonds Eyeliner - Black Bioux
Katalogda rengi ve pırıltıları daha canlıydı ama gerçeği böyle siyah kaleme yakın. Pırıltılar çok minik, göze sürülünce görünmüyor bile. Normal siyah kalem yerine kullanıyorum artık. Gün içinde akıp göz altına iniyor ayrıca..
Avon Mark Skinny Precision Longwear Eyeliner - Deep Navy
Bunun da rengi çok koyu bir petrol. Lacivert gibi değil. Uzun süre dayanıklı da değil, göz altına dalga dalga inip insanı rezil ediyor. Silinmesi de zor, çıksa bile deriye yapışıyor, sabah bir karaltıyla uyanıyoruz..
Avon Colortrend Eye Define Pencil - Nude
Katalogtaki resminde kalem kalın duruyordu, far gibi kullanırım diye aldım böyle incecik bir şey geldi. Elimde çok çok bastırarak boyanmış hali var. Yapısı sert olmasa da rengini vermek çok zor oluyor.
Gözümde de denedim. Ne içinde ne dışında hiiiç fark edilmiyor. Sürerken de acıtıyor zaten. Resim yaparken boya kalemi olarak kullanacağım artık..
Avon Imari Elixir Parfüm
Avon Imari Elixir Parfüm Edt 50 ml
Kırmızı Imari'yi sevmemiştim ama bu fena değil. Biraz yoğun ve baygın bir kokusu var. Mayhoş, şekerli, pek çok kişiye göre ağır bile denebilir. Ama şekerli kokuları sevenler bunu da beğenir bence. Kalıcılığı da iyi, hemen uçmuyor, kıyafette kalıyor, yanında geçenler öyle buram buram duymasa da kalıyor uzun süre.
Gene de almadan önce bir deneyin. Bir kere sıkmak yeterli olduğu için uzun süre bitmeyecek bir parfüm bu.
Aldığımda 27 tl idi.
8 Haziran 2017 Perşembe
Okudum: 3:01 (Simon Kernick)
Adı: 3:01
Yazar: Simon Kernick
Orj. Adı: Relentless
Sayfa: 344
Fiyat: 13 tl
Güzel, sürükleyici bir polisiye. Akıcı bir anlatımı ve bolca macera var içinde.
Tom sıradan bir hayat yaşayan, normal bir insandır. Evli, çocuklu ve mutludur. Bir gün çok eski bir arkadaşından bir telefon alır ve o anda hayatı değişir. Telefonun geldiği saat 3:01.
Telefon eden arkadaşı yardım ister ve Tom'un ev adresin vererek ölür. Yani öldürülür. Tom panikle çocukları alıp kayınvalidesine götürür. Eşine bir türlü ulaşamaz ve onun iş yerine gider. Orada kütüphanede bir kadın öldürülmüştür. Katil hala oradadır ve Tom'a saldırır. Katilin elinden kaçınca polislerin eline düşer ve o ölen kadının katili olmakla suçlanır. Delil yetersizliğinden salıverildiği gibi kötü adamlar tarafından kaçırılır. Tom' dan bilgi almak için tam işkenceye girişecekken, kötü adamlardan bir gizli polis olduğunu açıklar ve Tom'u kurtarır.
Karısını kır evinde bulacağı umuduyla gizli polisle kır evine giderler. Karısı oradadır ve Tom'un sandığı kadar da masum değildir. Ölen arkadaşıyla Tom'u yıllardır aldatan ama bunu hissettirmeyen bir kadındır eşi. Tom bunları öğrenirken kır evi kötü adamlar tarafından basılır. Oradan kaçıp bir dağ evine giderler. Tabi bu sırada çocukları kaçırılmıştır ve o önemli bilgiyi vermedikleri sürece de çocukları öldürmekle tehdit ederler.
Bu sırada olayı takip eden dedektiflerden biri telefon izlerini sürerek dağ evine ulaşır ve çifti kurtarır. Tabi olaylar daha bitmemiştir. Kendilerinden istenen nedir ve daha kaç kişi sağ gösterip sol vuracak, belli değildir. Gerisini anlatmayayım.
Şaşırtıcı gerçeklerle dolu bir kitap. 1 günde bitirdim ve beğendim.
Etiketler:
3 01,
3:01,
3:01 kitap yorumu,
Relentless,
Simon Kernick
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)